Evlilik öncesinde veya sırasında mal varlığı, gayrimenkuller, nafaka veya şirket hisselerinin nasıl düzenleneceğini netleştirmek mi istiyorsunuz? Bir evlilik sözleşmesi, ekonomik konuları erkenden düzenlemeye ve ileride ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları daha anlaşılır bir şekilde önlemeye yardımcı olabilir.
Bu konuda belirleyici olan, anlaşmanın hukuki açıdan titizlikle incelenmesi, dengeli bir şekilde kaleme alınması ve şekil açısından doğru bir şekilde uygulanmasıdır. İstenen her düzenleme otomatik olarak geçerli olmaz. Özellikle evlilik konutu, nafaka, çocuklar, gayrimenkul veya şirketler söz konusu olduğunda, somut duruma göre değerlendirme yapılır.
Viyana’daki Nagler Hukuk Bürosu, ister evlilik öncesinde, ister evlilik süresince, ister olası bir ayrılık öncesinde olsun, durumunuzu değerlendirmek, düzenleme ihtiyaçlarını belirlemek ve sonraki adımları sistemli bir şekilde hazırlamak konusunda size destek olur.
Mülkiyet, gayrimenkul, şirket, krediler veya farklı gelir durumları gibi konularda, sizin durumunuzda bir evlilik sözleşmesinin uygun olup olmayacağını değerlendiriyoruz.
Evlilik sırasında edinilen konut, gayrimenkuller, evlilik sırasında biriktirilen tasarruflar ve ortak yatırımlar hukuki açıdan sınıflandırılır ve anlaşılır bir şekilde düzenlenir.
Serbest meslek, şirket hisseleri veya şirket değerleri söz konusu olduğunda, ileride ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları en aza indirmek için net bir sınırlandırma özellikle önemlidir.
Anlaşma metni hazırlanmadan önce, nafaka konuları, tek taraflı mağduriyetler ve zorunlu yasal sınırlamalar titizlikle değerlendirilir.
Hangi şekil kurallarına uyulması gerektiğini netleştirir ve avukat tarafından yapılacak incelemeyi veya noterlik ile yapılacak koordinasyonu sistemli bir şekilde hazırlarız.
Mevcut evlilik sözleşmeleri de incelenebilir – özellikle mali durumdaki değişiklikler, aile planlaması, ayrılık veya boşanma durumlarında.
Bir eşin evliliğe önemli ölçüde daha fazla mal varlığı getirmesi, gelirler arasında belirgin bir fark olması veya mal varlıklarının kasıtlı olarak ayrılması istenmesi durumunda, evlilik sözleşmesi mantıklı bir adım olabilir. Burada belirleyici olan sadece mevcut varlıklar değil, aynı zamanda her iki tarafın ortak ekonomik geleceğe ilişkin beklentileridir.
Özellikle bir daire veya ev satın alındığında, krediyle finanse edildiğinde ya da yenilenirken düzenleme ihtiyacı sıklıkla ortaya çıkar. Örneğin, kimin hangi katkıları sağlayacağı, ortak yatırımların nasıl belgelendirileceği ve ayrılık durumunda evlilik konutu ne gibi bir öneme sahip olabileceği gibi hususların netleştirilmesi gerekir.
Girişimci kadınlar, girişimciler veya serbest meslek sahipleri için bir evlilik sözleşmesi, işletme varlıklarını, şirket hisselerini ve özel varlık alanlarını birbirinden daha net bir şekilde ayırmaya yardımcı olabilir. Bu durum, özellikle işletmenin devam ettirilmesi planlandığında ve ekonomik risklerin anlaşılır bir şekilde sınırlandırılması gerektiğinde önem kazanır. Evlilik Kanunu’nun (EheG) 82. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi uyarınca, şirket hisseleri, salt bir yatırım aracı niteliğinde olmadıkları sürece, ilke olarak evlilik sonrası mal paylaşımından hariç tutulur. Bir evlilik sözleşmesi, bu ayrımı ek olarak güvence altına alabilir.
İkinci bir evlilikte, önceki ilişkilerden doğan çocuklar söz konusu olduğunda veya beklenen miras ve bağışlar durumunda, hukuki ve ailevi çıkarlar birbiriyle özellikle hassas bir şekilde iç içe geçebilir. Sözleşmenin özenle hazırlanması, yanlış anlaşılmaları önlemeye ve mal varlığı konularını daha net bir şekilde düzenlemeye yardımcı olabilir.
Evlilik sözleşmesi, ancak bir anlaşmazlık ortaya çıktıktan sonra gündeme getirilmemelidir. Özellikle mal varlığı, gayrimenkul, şirket, nafaka veya ailevi yükümlülüklerin uzun vadede anlaşılır bir şekilde düzenlenmesi gerektiği durumlarda hukuki bir inceleme yapılması mantıklıdır. Nagler Hukuk Bürosu, mevcut durumunuzu sistemli bir şekilde değerlendirmenize, yasal sınırlamaları göz önünde bulundurmanıza ve sonraki adımları titizlikle hazırlamanıza destek olur.
Bir evlilik sözleşmesi, özellikle ekonomik durumların, mal varlıklarının veya sorumlulukların daha net bir şekilde düzenlenmesinin gerekli olduğu durumlarda faydalı olabilir. Bunlar arasında örneğin gayrimenkuller, evlilik sırasında biriktirilen tasarruflar, şirket hisseleri, nafaka konuları veya mevcut borçlar sayılabilir. Her bir durumda hangi düzenlemelerin mümkün ve uygun olduğu, hukuki açıdan titizlikle incelenmelidir.
Mülkiyet paylaşımına ilişkin düzenlemeler, ileride ortaya çıkabilecek belirsizlikleri azaltmaya yardımcı olabilir. Bu bağlamda, hangi varlıkların evlilik öncesinde mevcut olduğu, hangilerinin evlilik süresince elde edildiği ve belirli varlık alanlarının açıkça ayrılması gerekip gerekmediği incelenmelidir.
Evlilik konutu ve diğer gayrimenkuller genellikle düzenlemelerin odak noktasıdır. Özellikle ortak krediler, farklı özsermayeler veya eşlerden birinin gayrimenkulüne yapılan yatırımlar söz konusu olduğunda, net bir belgeleme ve hukuki sınıflandırma yapılması tavsiye edilir.
Nafaka düzenlemeleri, sözleşme yoluyla ele alınabilir, ancak yasal sınırlamalara tabidir. Tam bir önceden feragat, ilke olarak geçersizdir. Tek taraflı bir mağduriyet de hukuki açıdan sorun teşkil eder. Belirleyici olan, somut ailevi ve ekonomik durumdur.
Borçlar da, evlilik malı veya evlilik tasarruflarıyla içsel bir bağlantı içinde oldukları sürece, evlilik sözleşmesi yapılmasına neden olabilir. Örneğin, kredilerin nasıl alındığı, kimlerin ekonomik olarak fayda sağladığı ve ileride ortaya çıkabilecek anlaşmazlıklar için hangi belgelerin yararlı olacağı gibi hususların incelenmesi gerekir.
Bir evlilik sözleşmesi, ileride meydana gelebilecek her türlü gelişme için otomatik olarak tam bir güvence sağlamaz. Önemli olan, sözleşmenin hukuken geçerli, dengeli ve somut yaşam koşullarına uygun olup olmadığıdır. Özellikle nafaka, evlilik konutu, çocuklar, gayrimenkuller veya önemli mal varlıkları söz konusu olduğunda, ayrıntılı bir inceleme yapılması tavsiye edilir.
Her sözleşme hükmü, daha sonraki hukuki incelemelere dayanmayabilir. Özellikle belirsiz ifadeler, usul kurallarının ihlali, tek taraflı olarak aleyhte durum yaratma veya zorunlu yasal değerlendirmelerle bağdaşmayan hükümler sorun teşkil edebilir. Ahlak kurallarına aykırı anlaşmalar, ABGB’nin 879. maddesi uyarınca geçersiz sayılabilir. EheG’nin 97. maddesi uyarınca yapılan ön anlaşmalarda, ciddi ve haksız bir dezavantaj söz konusu olduğunda mahkeme düzeltici müdahale edebilir; bu bağlamda evlilik konutu ve nafaka konusunda daha sıkı denetim kriterleri geçerlidir. Bu nedenle, dengesiz her madde otomatik olarak tamamen geçersiz sayılmaz.
Nafaka düzenlemeleri özellikle titizlikle incelenmelidir. Taraflardan birine orantısız bir yük getiren veya ilerideki yaşam koşullarını tamamen göz ardı eden bir anlaşma, ihtilaf durumunda hukuken itiraz edilebilir. Bu nedenle, sadece istenen içerik değil, düzenlemenin ileride uygulanabilirliği de değerlendirilmelidir.
Velayet, bakım ve görüşme hakkı ile ilgili konular, gelecekte keyfi bir şekilde belirlenemez. Çocuklar söz konusu olduğunda, çocuğun yararı her zaman önceliklidir. Bu nedenle bir evlilik sözleşmesi, ekonomik ve mal varlığı ile ilgili konuları düzenleyebilir; ancak somut bir vakada çocukla ilgili konuların daha sonra incelenmesinin yerini tutmaz.
İyi bir evlilik sözleşmesi, mümkün olduğunca kapsamlı olan değil, hukuki açıdan geçerli, anlaşılır ve somut yaşam koşullarına uygun olan sözleşmedir. Uygulamada, özellikle daha sonra belirsizliğe veya anlaşmazlığa yol açabilecek hususlar önemlidir.
Amaç, sadece şu anki isteği yansıtmakla kalmayıp, ileride de anlaşılır ve pratikte uygulanabilir olmaya devam edecek bir anlaşma sağlamaktır.
Evlilik sözleşmelerinde sadece içerik değil, aynı zamanda doğru biçim de önemlidir. Avusturya’da belirli anlaşmaların noterlik belgesi olarak düzenlenmesi gerekir. Avukat tarafından yapılacak inceleme, düzenleme ihtiyacını, olası riskleri ve istenen anlaşmanın hukuki geçerliliğini önceden netleştirmeye yardımcı olur.
Ortak birikimlerin veya evlilik konutunun paylaşımına ilişkin anlaşmalar, özel şekil şartlarını gerektirebilir. Ayrıca, ABGB’nin 1217 ve devamı maddeleri uyarınca evlilik malvarlığı rejimine ilişkin anlaşmalar için kullanılan daha dar bir terim olan evlilik sözleşmeleri de Noterlik Kanunu uyarınca noter tasdiki zorunluluğuna tabidir. Somut bir durumda noter tasdiki gerekip gerekmediği, anlaşmanın içeriğine bağlıdır. Buna karşılık, diğer evlilik kullanım varlıkları ile ilgili anlaşmalar için yazılı şekil yeterlidir. Şekil şartına tabi evlilik sözleşmelerindeki değişiklikler veya fesihler, ilke olarak aynı şekli taşımalıdır. Girişimciler için, şirket alacaklılarına karşı geçerlilik kazanması amacıyla, ayrıca § 36 UGB uyarınca ticaret siciline kayıt yaptırılması gerekebilir.
Avukat danışmanlığı, hukuki düzenlemelerin hazırlanması, incelenmesi ve hazırlık aşamalarına destek sağlayabilir. Noterlik, noterlik şekline ihtiyaç duyulan durumlarda önem kazanır. Genellikle düzenli bir süreç izlenmesi mantıklıdır: hukuki inceleme ve içerik üzerinde mutabakat sağlanması, ardından gerekirse usule uygun şekilde uygulamaya geçilmesi.
Örnek sözleşmeler, gerçek mal varlığı, aile durumu ve risk durumunu nadiren doğru bir şekilde yansıtır. Özellikle gayrimenkul, şirketler, nafaka veya uluslararası gelirler söz konusu olduğunda, belirsiz ifadeler ileride önlemek yerine daha fazla anlaşmazlığa yol açabilir. Bu nedenle, bir inceleme her zaman somut olgulardan hareket etmelidir.
Birçok sorun, evlilik sözleşmesinin imkansız olmasından değil, anlaşmanın çok genel, biçimsel olarak eksik ya da somut duruma yeterince uyarlanmamış olmasından kaynaklanır. Aşağıdaki hatalar özellikle sıkça görülür:
Evlilik sözleşmesi, evlilik öncesinde olduğu gibi evlilik süresince de yapılabilir veya değiştirilebilir. Aynı şekilde, mali durum, ailevi yükümlülükler veya mesleki durumlarda önemli değişiklikler meydana gelmesi halinde, halihazırda mevcut olan bir sözleşme hukuki açıdan incelenebilir.
Evlilik öncesinde genellikle mal varlığı, gayrimenkuller, miraslar, şirketler veya farklı ekonomik durumların düzenli bir şekilde tespit edilmesi söz konusudur. Evlilik öncesinde imzalanan bir evlilik sözleşmesi, daha sonra evlilik yapılacağı şartına bağlıdır. Erken bir aşamada bu konuyu incelemek, hassas konuları objektif bir şekilde tartışmaya ve hukuken geçerli düzenlemeler hazırlamaya yardımcı olur.
Evlilik süresince de, örneğin bir gayrimenkul satın alındığında, bir şirket kurulduğunda, eşlerden birinin çalışma saatlerini azalttığında veya yeni ailevi yükümlülükler ortaya çıktığında, evlilik sözleşmesi yapmak mantıklı olabilir. Önemli olan, mevcut durumun hâlâ gerçek yaşam koşullarına uygun olup olmadığıdır.
Bir ayrılık veya boşanma öncesinde, mevcut evlilik sözleşmesini incelemek, kişinin kendi hukuki durumunu daha iyi değerlendirebilmesine yardımcı olabilir. Bu süreçte, hangi hükümlerin geçerli olarak kararlaştırıldığı, hangi şekil şartlarına uyulduğu, belirli maddelerin somut bağlamda hukuki sorunlara yol açıp açmayacağı ve aksi yönde geçerli bir anlaşma bulunmadığı sürece, evlilik sözleşmelerinin § 1266 ABGB uyarınca kesinleşmiş boşanma ile ortadan kalkıp kalkmayacağı hususları netleştirilmelidir. Evliliğin kesinleşmesiyle birlikte, önceden yapılan anlaşmalara ilişkin § 97 EheG’deki özel düzenlemeler de artık geçerli olmaz.
Uluslararası boyut, yurt dışı varlıklar veya farklı vatandaşlıklar söz konusu olduğunda, hukuki durumun özellikle titizlikle değerlendirilmesi tavsiye edilir. Bu durumlarda, uygulanacak hukuk, tanıma ve pratikteki uygulama ile ilgili ek sorular ortaya çıkabilir.
Evlilik sözleşmesinin maliyeti, istenen düzenlemelerin kapsamına ve somut duruma bağlıdır. Mevcut bir taslağın basit bir incelemesi, gayrimenkuller, şirket hisseleri veya uluslararası unsurlar içeren bir sözleşmenin kapsamlı bir şekilde hazırlanmasıyla önemli ölçüde farklılık gösterir. Bu nedenle, öncelikle düzenleme ihtiyacının hukuki açıdan değerlendirilmesi mantıklıdır.
Özellikle düzenlemenin kapsamı, mal varlığı durumunun karmaşıklığı, ilgili gayrimenkul veya şirket hisselerinin sayısı, mevcut krediler, uluslararası bağlantılar ve taraflar arasındaki uzlaşma çabaları belirleyici faktörlerdir. Ayrıca, gerekli olması halinde noter tasdik masrafları da eklenebilir.
Başlangıçta varlıklar, yükümlülükler, mevcut taslaklar ve hedefler ne kadar net bir şekilde ortaya konursa, ileride harcanacak çaba o kadar iyi tahmin edilebilir. Yapılandırılmış bir hazırlık, gereksiz döngüleri önlemeye ve hukuki incelemeyi gerçekten önemli noktalara odaklamaya yardımcı olur.
Bir evlilik sözleşmesinin incelenmesi veya düzenlenmesi için güvenilir belgeler yararlıdır. Her belgenin başlangıçta tam olarak mevcut olması gerekmez. Önemli olan, hukuki açıdan ilgili varlıkların, yükümlülüklerin ve hedeflerin anlaşılır bir şekilde sınıflandırılabilmesidir.
Özellikle mevcut varlıklar, gelirler, krediler, gayrimenkuller, şirket hisseleri, sigortalar ile halihazırda mevcut sözleşme taslakları veya daha önceki anlaşmalara ilişkin bir genel bakış hazırlamak faydalı olacaktır.
Evler, daireler veya arsalar söz konusu olduğunda, tapu kayıtları, satın alma sözleşmeleri, kredi belgeleri, öz sermaye belgeleri, yenileme çalışmaları, yükümlülükler ve ortak yatırımlar özellikle önemlidir.
Serbest meslek faaliyeti veya şirket hisseleri söz konusu olduğunda, şirket sözleşmeleri, hisse dağılım tabloları, yıllık mali tablolar, finansman belgeleri ve eşin iş faaliyetlerine katılımına ilişkin bilgiler önemli olabilir.
Bazı belgelerin eksik olması olağandışı bir durum değildir. İlk aşamada, hangi belgelerin gerçekten önemli olduğu ve sözleşme hazırlığı veya incelemesi öncesinde hangi soruların öncelikli olarak yanıtlanması gerektiği netleştirilebilir.
Birçok müvekkilimiz, Avusturya’da evlilik sözleşmesi yapmanın mantıklı olup olmadığını, ne zaman noterlik belgesi gerekebileceğini ve hangi konuların düzenlenebileceğini öğrenmek istemektedir. Aşağıdaki sorular ilk etapta bir rehber niteliğindedir ve somut bir vakanın incelenmesinin yerini tutmaz.
Mala, gayrimenkullere, şirket hisselerine, miraslara veya nafaka konularına ilişkin net düzenlemeler yapılması isteniyorsa, evlilik sözleşmesi faydalı olabilir. Evlilik sözleşmesinin sizin durumunuzda uygun olup olmadığı, somut ailevi ve ekonomik koşullara bağlıdır. Hukuki bir inceleme, düzenleme ihtiyacını ve olası sınırları gerçekçi bir şekilde değerlendirmekte yardımcı olur.
Evlilik sözleşmesi, evlilik öncesinde olduğu gibi evlilik süresince de yapılabilir. Özellikle büyük değerde mal varlıkları, gayrimenkuller, şirketler, krediler, miraslar veya farklı gelir durumları söz konusu olduğunda bu konuyu gözden geçirmek mantıklıdır. Yaşam koşullarında değişiklik olması durumunda da daha sonra sözleşmede değişiklik yapılması düşünülebilir.
Bu, anlaşmanın içeriğine bağlıdır. Özellikle evlilik sözleşmeleri, ortak birikimler veya evlilik konutu ile ilgili bazı anlaşmalar, Avusturya’da noterlik belgesi gerektirebilir. Bir avukatın yapacağı inceleme, somut durumda hangi şekil kurallarına uyulması gerektiğini ve sürecin nasıl en uygun şekilde hazırlanabileceğini netleştirebilir.
Bir evlilik sözleşmesi, özellikle mal varlığı, evlilik sırasında biriktirilen tasarruflar, gayrimenkuller, borçlar, krediler, şirket hisseleri ve belirli nafaka konularını kapsayabilir. İstenen her düzenleme otomatik olarak geçerli olmaz. Önemli olan, anlaşmanın hukuken geçerli olup olmadığı, yeterince kesin olup olmadığı ve somut duruma uygun olup olmadığıdır.
Nafaka düzenlemeleri evlilik sözleşmesinin bir parçası olabilir, ancak yasal sınırlamalara tabidir. Nafaktan tamamen feragat etme, ilke olarak geçersizdir; ancak, somut olarak belirlenebilir gelecekteki ödemelere ilişkin sınırlı anlaşmalar kabul edilebilir. Burada belirleyici olan unsurlar, ekonomik durum, ailevi yükümlülükler ve anlaşmanın dengeli ve hukuken geçerli olup olmadığıdır.
Evet, evlilik konutu, evlilik sözleşmesinde önemli bir rol oynayabilir. Özellikle ortak yatırımlar, krediler veya sadece eşlerden birine ait bir gayrimenkul söz konusu olduğunda, hangi anlaşmanın mümkün ve mantıklı olduğu hukuki açıdan incelenmelidir. İçeriğine bağlı olarak, özel şekil kurallarına uyulması gerekebilir.
Evet, mevcut bir evlilik sözleşmesi, her iki tarafın da yeni bir anlaşmaya varması halinde ilke olarak değiştirilebilir veya tamamlanabilir. Özellikle mali durumdaki değişiklikler, çocukların doğumu, şirket kurulması, gayrimenkul alımı veya ayrılık öncesinde bir düzenleme yapılması mantıklı olabilir. Bu durumda da içerik ve biçim dikkatle incelenmelidir.
Maliyetler, incelemenin veya düzenlemenin kapsamına bağlıdır. Belirleyici faktörler arasında örneğin varlıklar, gayrimenkuller, şirket hisseleri, uluslararası gelirler, mevcut taslaklar ve koordinasyon için harcanan çaba sayılabilir. Gerekli olması halinde, noterlik işlem masrafları da buna eklenebilir. Bu nedenle, ciddi bir maliyet tahmini yapabilmek için öncelikle somut düzenleme ihtiyacının net bir şekilde belirlenmesi gerekir.
Mala, gayrimenkullere, nafaka, işletmelere, kredilere veya uluslararası gelirlerin söz konusu olduğu durumlarda bir avukat tarafından incelenmesi özellikle önemlidir. Avukat, düzenleme ihtiyacını, yasal sınırları ve olası riskleri değerlendirebilir. Sözleşmenin somut içeriği noterlik işlemi gerektiriyorsa, ek olarak bir notere başvurulması gerekebilir.
Evlilik sözleşmelerinde amaç, olabildiğince çok olasılığı soyut bir şekilde düzenlemek değildir. Önemli olan, somut ailevi ve ekonomik durumunuza en uygun anlaşmanın hangisi olduğudur. Nagler Hukuk Bürosu, hangi varlıkların, gayrimenkullerin, şirket hisselerinin, nafaka konularının veya yükümlülüklerin ilgili olduğunu ve hangi yasal sınırlamalara uyulması gerektiğini inceler. Bu temelde, mevcut taslaklar gözden geçirilebilir, yeni düzenlemeler hazırlanabilir ve olası noter tasdiki de dahil olmak üzere sonraki adımlar sistemli bir şekilde planlanabilir.
Harika bir ekip. Son derece yetenekli ve güler yüzlüler. Telefona çok hızlı yanıt veriyorlar ve her zaman dinlemeye hazırlar. Başka bir sorun yaşarsak kesinlikle tekrar sizinle iletişime geçeceğiz.
Tüm ekip inanılmaz derecede nazik, ilgili ve yetenekli! Kendinizi çok iyi bakılmış hissediyorsunuz. Hızlı servis ve tam memnuniyet! Onları kesinlikle tavsiye edebilirim; her kuruşuna değerler!!!
Son derece yetkin ve güvenilir bir avukat; diğerlerinin kısa süre içinde davadan çekildiği bir dönemde büyük bir özveriyle davamı üstlendi. Kendisini şiddetle tavsiye ederim!
Nagler Hukuk Bürosu, aile, mal varlığı ve kişisel sorumluluğun iç içe geçtiği alanlarda hukuki konularda danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Evlilik sözleşmeleri konusunda, titiz bir inceleme kadar açık ve anlaşılır bir iletişim de büyük önem taşımaktadır.
Almanca, İngilizce, Türkçe, Rusça ve Ukraynaca: Farklı dil alanlarındaki müşterilerle sorunsuz iletişim için.
Viyana’daki hukuk bürosu, müvekkillerine kişisel danışmanlık hizmeti sunarak ve hukuki durumun sistematik bir şekilde değerlendirilmesini sağlayarak destek olmaktadır.
Aile hukuku, miras hukuku ve gayrimenkul hukuku: Evlilik sözleşmeleri, özellikle gayrimenkul, miras veya şirketler söz konusu olduğunda, birden fazla hukuk alanını ilgilendirebilir.
Bir evlilik sözleşmesinin incelenmesi ve hazırlanmasında size sistemli, gizlilik ilkelerine bağlı ve hukuki titizlikle destek oluyoruz. Odak noktamız, sizin somut durumunuz, ekonomik koşullar ve hangi düzenlemelerin hukuken geçerli ve pratikte uygulanabilir olduğu sorusudur.
Nagler Hukuk Bürosu’nda, talebinizi gizlilik içinde ve çözüm odaklı bir şekilde ele alan ekibimizi tanıyın.
Güvenilirlik, deneyim ve insanlık; ekibimizin temsil ettiği değerlerdir ve sizin hukuki çıkarlarınızı korumaya tamamen bağlıyız.